Özgürlük ve Demokrasi Platformu: Elçi'nin ölümü mutlaka aydınlatılmalı

Özgürlük ve Demokrasi Platformu Başkanı Vedat Öztürk, Türkiye'de bir süredir devam eden gerilim, kaos ve çatışma atmosferinin ne yazık ki can kayıplarına neden olduğu, bütün toplumda ciddi endişelere neden olan bu atmosferin son kurbanının Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi olduğu bildirdi.

Tahir Elçi'nin, bölgedeki çatışmaların son bulması için düzenlediği çağrı niteliğindeki bir basın açıklaması sırasında yaşanan çatışmada hayatını kaybettiği, aynı çatışmada bir polisin de şehit olduğuna işaret eden Öztürk, menfur saldırının arkasında kim ve kimler var ise şiddetle lanetledi.

Özgürlük ve Demokrasi Platformu Başkanı Öztürk, konuya ilişkin açıklamasına şöyle devam etti: "Demokrat tavırları ve saygın hukukçu kimliğiyle bilinen ve yöre halkı tarafından da sevilen Tahir Elçi'nin öldürülmesi, sıradan bir cinayet değildir. Tahir Elçi, bölgede yaşanan PKK terörüne de, devlet şiddetine de tavır almış, ülkemizdeki karanlık organizasyonlara, kontrgerilla yapılanmalarına karşı açık eleştirilerde bulunan, şiddetin ve hukuksuzluğun her türlüsünü reddeden bir hukukçu idi. Bu özellikleriyle de hamasi değil makul ve gerçekçi bir barışın sembollerinden biri olmuştur. Hem merhum Elçi'nin kimliği hem de yaşanan elim olayın bölgede öteden beri süren terör çatışmalarından farklılıklar arz etmesi, ciddi kuşkuları beraberinde getirmektedir.
Diyarbakır Barosu, Tahir Elçi'nin bir suikast sonucu öldürüldüğünü açıklamış, Baro avukatlarından Baki Demirhan da, cinayetin tek kurşunla işlendiğine dikkat çekerek, 'Tahir Elçi'nin keskin nişancı kurşunuyla öldürülmüş olabileceğini düşünüyoruz' ifadesini kullanmıştır."

"BU CİNAYETİN KARANLIKTA KALMASI, ÜLKEMİZİ BENZER KARANLIK OLAYLARA AÇIK HALE GETİRECEKTİR"

Bu açıklamaların, ülke ve toplum olarak demokrasi, özgürlüklerin ciddi bir tehdit ve tehlike ile karşı karşıya olabileceği anlamına geldiğine vurgu yapan Öztürk, "Tanınmış ve saygın hukuk adamlarının, sokak ortasında güpegündüz katledilebildiği bir ülkede, başta can güvenliği olmak üzere, hiçbir hak ve hürriyet güvence altında değil demektir. Bu nedenle, bu karanlık olay, bütün yönleriyle mutlaka aydınlatılmalı, cenazenin otopsisi ve ölüme neden olan kurşuna ilişkin balistik incelemeler eksiksiz yapılmalı, tetikçisinden planlayıcısına, varsa arkasındaki karanlık odaklara kadar bütün failler belirlenmeli ve en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Bu cinayetin karanlıkta kalması, ülkemizi benzer karanlık olaylara açık hale getirecektir. Özgürlük ve Demokrasi Platformu olarak, bir daha böyle olaylar yaşanmamasını ve ülkemizin eksiksiz bir demokrasiye, kalıcı barışa ve özgürlüklere kavuşmasını diliyoruz." değerlendirmesinde bulundu. CİHAN
28 Kasım 2015 15:10
DİĞER HABERLER