Türkiye'nin 'yüzde 99'u Müslüman' deniyor ama engelliler camilere gidemiyor

Türkiye'nin 'yüzde 99'u Müslüman' deniyor ama engelliler camilere gidemiyor
Türkiye Sakatlar Derneği Genel Başkanı Şükrü Boyraz, engelli insanların hayata karışması için şehir yapısının, yolların, kaldırımların, toplu taşıma sistemlerinin engelliye göre yapılması konusunda belediyelerin ağırdan aldığını söyledi. Boyraz, siyasilerin, 'Yüzde 99'u Müslüman' dedikleri bir ülkede engellilerin hala camilere gidememesinden yakındı.

Türkiye Sakatlar Derneği Bursa Şubesi tarafından Ördekli Kültür Merkezi'nde engelliler için düzenlenen programa katılan Şükrü Boyraz, Cihan Haber Ajansı Muhabirinin sorularını cevapladı. Boyraz, sakatlar konusunda toplumda duyarlılık oluştuğunu ancak bunun daha çok 'acıma' şeklinde gösterildiğini dile getirdi. Okulların, çarşı pazarın, kaldırımlar, yollar ve toplu taşıma sistemlerinin engellilere uygun hale getirilemediğini vurgulayan Boyraz, günümüzde bunların yavaş yavaş aşmaya başladıklarını kaydetti.

"CAMİLERE GİREMİYORUZ"

"Biz normal insan gibi hayatımızı kazanmak istiyoruz" diyen Boyraz, şöyle konuştu: "Eğitimde fırsat eşitliği istiyoruz, istihdamda fırsat eşitliği istiyoruz, sosyal yaşantıda fırsat eşitliği istiyoruz. Yani mikrofon bir siyasinin eline geçtiği zaman ülkemizin yüzde 99'unun Müslüman olduğunu söyler ama camilere giremiyoruz. Öbür tarafta yüzde 12 sakattan, 8 milyon engelliden bahsediyorsun, sen din evlerini kullanamıyorsan burada bir sıkıntı var, eğitim evlerini kullanamıyorsan bir sıkıntı var, üniversitelere gidemiyorsan bir sıkıntı var."

"ENGELLİLERİN OKUMA YAZMA ORANI YÜZDE 6"

Engellilerin okuma yazma oranının üniversitelerde yüzde 2, normal okuma seviyesinin ise yüzde 6 olduğuna dikkat çeken Boyraz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Böyle olunca da biz evlerimizde mahpus hayatı yaşıyoruz, ebeveynlerimiz de gardiyan oluyor. Bekliyoruz ki birileri bize sadaka versin. Bunu kötüye kullananlar oldu, dilenci tacirleri oluştu, dernekler oluştu, dolandırıcılar oluştu. Ama biz diyoruz ki hiçbirimizin kendi talebi değil sakatlık. Öyle veya böyle kolsuz, ayaksız, gözsüz hatta dilsiz kalmış olabiliriz. Bu ayıp ya da günah bir şey değil. Ama biz bu insanları topluma kazandırmak için çaba harcamalıyız."

"DEVLET BİZİ BAŞKASININ SADAKASINA MUHTAÇ ETMESİN"

Boyraz, acil çözüm bekleyen sorunları şöyle sıraladı: "Evimizden çıkabilmek en acil sorunumuz. Şehir mobilyaların engelliye göre yapılması, toplu taşıma sistemlerinin engelliye göre yapılması, şehrin tamamen engelliye uygun hale getirilmesi ve engellinin yaşamını kolaylaştıran, kullanmakta olduğumuz ortez, protez, koltuk değnekleri, tekerlekli ve akülü sandalyelerin mutlaka ve mutlaka devlet tarafından derhal tedarik edilmesi, insanları bir başkasının sadakasına muhtaç etmeden verilip bunların topluma kazandırılması gerekiyor. Yani bizim istediğimiz yaşamsal hakkımız."

"ÖZEL HALK OTOBÜSÜ VE MİNİBÜS SAHİPLERİ HAKLI"

Özel halk otobüslerine ücretsiz binmeleri nedeniyle engelli insanların çoğu zaman rencide edilmesi konusuna değinen Boyraz, halk otobüsü sahiplerini haklı bulduğunu ifade etti. Boyraz, "Burada halk otobüsü ve minibüsçüler haklı. Çünkü esnaf, oraya para yatırmış. Seni bedava taşıyacak, yaşlıyı bedava taşıyacak, polisi, zabıtayı bedava taşıyacak, peki kimi taşıyacak bu insan. 'Ben 300 milyar vermiş otobüs almışım, adam çalıştırıyorum, seni bedava çalıştırmak için mi bunu yaptım?' diyor. Yani devletin bunu sübvanse etmesi lazım. Eğer yaşlısını, engellisini, polisini ücretsiz taşıyacaksa o vatandaşı esnafla karşı karşıya getirip rencide olmaması için önlem alması lazım. Onun ücretini esnafa ödemesi lazım. Ama halk otobüsü bizi gördüğü zaman indirecek yolcusu varsa da o durakta indirmiyor. 'duymadım, görmedim' diyor. Zaman zaman bunu belediye otobüs şoförleri de yapıyor." CİHAN
21 Aralık 2015 10:41
DİĞER HABERLER