Ermenistan Seçimleri: Avrupa'yla Derinleşen İlişkiler ve Rusya ile Çelişkili Denklemler

Ermenistan için çok önem arz eden 7 Haziran seçimlerinde, Başbakan Nikol Paşinyan liderliğini pekiştirdi. Son yıllarda Avrupa entegrasyonu ve Batı ile ilişkilerini güçlendirme yönünde adımlar desteklenmiş oldu. Gelecekte Rusya ile geleneksel ilişkilerin korunması hedefleniyor ancak kırılganlık bir adım ilerledi. Bir bütün olarak seçim sonuçları, Moskova'nın tepkisine rağmen, Paşinyan ve destekçilerinin Avrupa'yla daha derin bir işbirliği istediğini gösteriyor. Ayrıca uzun süreli gerginliklerin ardından Azerbaycan'la barış anlaşması ve Türkiye'yle temas adımları atmak için elinin güçlendiğini görüyoruz.
Bu sonuçlarla Paşinyan, Rusya ile ilişkilerde daha sağlam bir duruş sergileyebileceğini ve daha bağımsız hareket edeceğini düşünüyor. Bunun yanında Kremlin yönetimi halen Ukrayna krizini şekillendiremediği için Rusya'nın bölgesel politikaları ve Kafkasya'daki duruşuna, özellikle Yerevan’da olup bitenlere odaklanamadı. Fakat her şeye rağmen Ermenistan, çok konuda Rusya'nın ekonomik ve güvenlik gibi bölgesel potansiyeline bağımlı. Ayrıca Rusya ile ekonomik ilişkiler gelişme (son iki yıl) aşamasında ve devam eden enerji projeleri, hacimli yatırımlar işbirliğinin devamı için önemli.
Paşinyan Güçleniyor: Ermenistan'da Seçimler ve Geleceğin Dış Politikası
Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve ABD Başkanı Donald Trump'tan tebrik mesajları alan Paşinyan, Ermenistan'ın Rusya liderliğindeki Avrasya Ekonomik Birliği üyeliğini sürdürürken Batı'yla ilişkilerini derinleştirmeye devam edeceğini söyledi. Ermenistan Amerikan Üniversitesi'nden tarihçi Vahram Ter-Matevosyan, Paşinyan'ın Moskova'yla ilişkileri koparmak yerine denge politikası izlemek istediğini söylüyor. Ayrıca Ermeni kamuoyunun, Dağlık Karabağ'ın Azerbaycan'ın eline geçmesine kayıtsız kalan Avrupa'ya karşı eleştirel bir yaklaşımı olduğunu vurguluyor. Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan da seçimden sonraki açıklamasında "Türkiye'yle tam normalleşmenin yakın gelecekte sağlanacağına inandığını" ifade etmişti.
Paşinyan yönetimi, Ağustos 2025'te Azerbaycan ile ABD arabuluculuğunda parafe edilen barış anlaşmasını seçim kampanyasının en önemli başarısı olarak öne çıkardı. Ve özellikle son iki yılda Avrupa Birliği ile ilişkiler hızla geliştirildi. AB, 2024-2027 dönemi için Ermenistan'a 270 milyon avroluk reform ve kalkınma paketi ayırdı. Brüksel, Global Gateway programı kapsamında ülkede 2,5 milyar avroya ulaşabilecek yatırım hedefinden söz ediyor.
Buna karşılık Ermenistan'ın en büyük ticaret ortağı olan Rusya ile ilişkiler son yılların en gergin dönemini yaşıyor. Paşinyan, ülkenin Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) üyeliğini fiilen dondurdu ve seçim kampanyası sırasında gerekirse örgütten tamamen çıkabileceklerini söyledi. Moskova ise son aylarda Ermenistan'dan ithal edilen çok sayıda ürüne kısıtlama getirdi. Rusya ayrıca Erivan'ın hem Avrasya Ekonomik Birliği'nde kalıp hem de Avrupa Birliği üyelik sürecini ilerletemeyeceğini savundu.
Paşinyan son yıllarda ciddi krizlerle de karşı karşıya kaldı. Azerbaycan ile yaşanan çatışmalarda 2020–2023 dönemde Dağlık Karabağ’ın tamamen kaybedilmesi ülkede büyük tepkiye neden oldu. Bölgeden 100 binden fazla Ermeni göç etmek zorunda kaldı. O dönemde başkent Erivan'da düzenlenen protestolarda Paşinyan hedef alındı. Ancak Dağlık Karabağ'ın kaybı, aynı zamanda Rusya'nın Ermenistan'daki etkisine yönelik güveni de sarstı. Moskova'nın çatışma sürecinde pasif kalması, halkın önemli bir kesiminde hayal kırıklığı yarattı. Bu nedenle Ermenistan'daki seçimler "ülkenin dış politikasının gidişatı hakkında bir referandum" olarak görülüyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, seçimden önce yaptığı açıklamada Ermenistan'la Ukrayna arasında kurduğu paralelliğe de dikkat çekiliyor. Putin, Ukrayna'yla ilgili yaşanan sorunların, Kiev yönetiminin Avrupa Birliği'ne katılma arzusuyla başladığını öne sürmüştü. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise benzer bir değerlendirmeyi seçimlerden sonra yaptı: Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, “Kafkasya’da Ukrayna benzeri krizler yaşanmamalı” dedi. Lavrov, yerel gerilimlerin büyümesini engellemenin artık bir tercih değil, bir zorunluluk olduğunu ifade etti: “Gerilim odaklarının büyük ölçekli çatışmalara dönüşme risklerini zamanında bertaraf etmek, Ukrayna benzeri krizlerin ortaya çıkmasına izin vermemek önemlidir."
Rusya'nın son aylarda Batı'ya yakınlaşma politikaları nedeniyle Ermenistan'a yönelik ithalat yasakları ve ucuz gaz anlaşmasını iptal etme tehdidi ise ülkede tepkiyle karşılandı. Nitekim Putin'in Ukrayna savaşını da "Kiev'in AB'ye yakınlaşmanın sonucu" olarak nitelendirmesi Ermenistan'da bir tür tehdit olarak algılandı. Bu atmosferin, önceki seçimde sandığa gitmeyen seçmenleri harekete geçirdiği ifade ediliyor.
Seçimlerin ulusal ve uluslararası sonuçları var
Seçim sonuçlarına uluslararası tepkiler ise ilginç bir tablo çizdi. Avrupa Birliği liderleri, Ukrayna ve Kazakistan cumhurbaşkanları Paşinyan'ı tebrik ederken, Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, nihai sonuçları beklediklerini ancak şimdiden çok sayıda ihlal bildirimi aldıklarını söyledi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova ise çok daha sert bir açıklama yaparak, seçimlerin "muhalefete benzeri görülmemiş bir baskı ve Batı'nın müdahalesi" altında geçtiğini iddia etti. Zaharova, "Ermenistan makamlarının muhalefete yönelik sert baskıları" nedeniyle demokratik prosedürlerin ihlal edildiğini savundu. Ancak Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) gözlemci misyonu, seçimlerde ciddi bir ihlal tespit etmediğini bildirdi.
Seçim sonuçları yalnızca hükümetin kim olacağını belirlemekle kalmadı; aynı zamanda, Ermenistan'ın Karabağ sonrası dönemde izleyeceği güvenlik politikası ve Azerbaycan ile barış sürecinin onayını aldı. Rusya ile ilişkilerin yönü, Avrupa Birliği'ne yakınlaşma stratejisi bu seçimlerle ortaya çıktı. Seçimlerin ardından daha güçlü bir Paşinyan, Rusya ile ilişkilerde daha bağımsız hareket etmek isteyecektir; ancak bölgesel denge ve güvenlik endişeleri karşısında temel ortaklıklar ve bağlılıklara devam etmek zorunda da kalacaktır. Bu durum, Rusya-Ermenistan ilişkilerinde zaman zaman gerilimler olsa da, genel olarak stratejik ortaklık temelinde kalması muhtemeldir. Yani Paşinyan güçlenmesine rağmen, Rusya ile ilişkilerini kesmek veya ciddi bir kopuş yaşamayı pek tercih etmeyecektir.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ARİF ASALIOĞLU

ABDULLAH AYMAZ

KADİR GÜRCAN
ESRA BÜYÜKCOMBAK













