Hangisi daha pahalı?

Savaşın
hasıl ettiği olağanüstü hal sıradan işlerin dahi uygulanmasını geciktiriyor.
Dini Lider Hamaney'in cenaze merasimi güvenlik endişelerinden dolayı ertelendi.
Techiz ve tekfin işlemleri devam ederken, yerine geçecek veliahtın biliniyor
olmasına rağmen ismin açıklanması tarihi bir ritüelin tekrarlanmasından ibaret.
Öyle aklınıza âli bir meşveret meclisinin sıkıntılı seçim sancısı falan
gelmesin. Babadan oğula devreden bir devir-teslim.
Haber
ajanslarının “İran Yeni Liderini seçti!” anonsundan sonra, herkes bildiği ismin
resmen açıklanacağı merakı ile haber detaylarına indiğinde bir ne görseniz
beğenirsiniz? Manşete taşınan haberin asıl kısmı, ilaç reçetelerindeki zor
okunan yerler gibi “Yetkililer güvenlik endişelerinden dolayı yeni liderin
ismini açıklamak istemiyorlar!” şeklinde yer bulmuş.
Neredeyse
iki haftadır devam eden İran-ABD ve İsrail üçgenindeki savaş hız kesmedi.
İran'ın daha ilk günden Dini Lider Baba Hamaney de dahil elliye yakın lider
kadronun kaybetmesi ile girdiği ağır travma hala aşılamadı. Oysa ki geçtiğimiz
Temmuz ayından bu yana İran üzerine daha büyük bir operasyonun olacağı
konuşuluyordu.
İran'ın
yeni dini liderini kendi halkı ve dünya ile tanıştırma konusunda işi biraz
ağırdan almasının farklı sebebleri olduğu ortaya çıktı. Oğul Hamaney'in ilk
günkü saldırıdan ağır yara almış olması ve tedavi sürecinin devam ediyor olması
bunlardan sadece biri. Ama daha önemlisi idari kadrodaki ağır kayıplara, daha
çiceği burnunda dini liderin de dahil oluvermesi daha ciddi psikolojik
çöküntülere olabilirdi.
Ne yani?
Koskoca Fars İmparatorluk bakiyesi kendi liderini korumaktan ve güvenliğini
sağlamaktan aciz mi? İtiraf etmesi biraz zor ama, son bir kaç yılda şahit
olduğumuz hadiseler, insanların sert ve tavizsiz hamasetlerini biraz yumuşattı.
İran'ın lider belirleme konusundaki çekingenliği Hamas örneğinde yaşadığı ağır
tecrübeden öğrenmesi ihtimal dahilinde. Dikkatinizi çekti mi bilmem ama,
İsrail'in üç yıldır savaştığı ve sözümona kahraman üreten Hamas'ın lider
kadrosunu felce uğrattı. Halihazırdaki liderlerini kimse tanımıyor. Hamas'ın
yıllardır ertelediği seçimler için iki aday var ancak onlar da medyatik
olmaktan kaçıyorlar. Lübnan'daki Hizbullah'ı ne siz sorun ne ben söyliyeyim.
Modern
dünyada demokrasinin bel kemiği sayılan seçimin ana mihver ve yörüngesini adayların tanınmışlık ve yüz aşinalıkları
oluşturuyor. Ortadoğu'daki seçimlerin iç piyasaya yönelik, ev yapımı ve lokal
kalması bu yüzden. Adayın meçhuliyeti, belirsizliği ya da Şia teolojinin temel
taşlarından biri sayılan “Gaib İmam, İmam-ı Muntazar”, gizli imam ya da asıl
imam terminolojisi ile çözülüyor olması çoktan kanıksanmış durumda. İslami
Literatürün en sıkıcı konuları orasında sayılan mezhepler tarihinin detayları bu
yazının çerçevesini aşıyor. İran Rejiminin benimsediği İsna-i Aşeriyye
eğiliminin bu bahsettiğimiz lider terminolojini tercih ettiğini buraya
eklemekte bir sakınca yok.
ABD ve
İsrail saldırılarının ilk başladığı günden itibaren asıl hedefin sistem
değişimi olduğu konuşuldu ancak, İran'ın siyasi yapısını bilen ve yarım asırdır
kötü bir rejime mahkum olan ülke için böylesine bir beklenti ütopyanın değil
imkansızlığın sınırlarında. Sizi bilmem ama ben sadece çok cılız ve dikkate
almaya değmez “En kısa zamanda demokratik seçimler yapılsın!” şeklindeki bir
teklife rastlamadım. Tabandan gelen güçlü değişim ısrar ve talebin ağır insani
trajedilere sebebiyet verdiğine hemen her altı ayda bir şahit oluyoruz. Bazen
demokrasi için ölmek de işe yaramıyor, nedense!
Birkaç
hafta önce bu satırlarda İran'ı güç sembolü sayılan “Yedi Başlı Ejderha”nın,
artık bir zaafiyet ve acziyeti temsil ettiğini paylaşmıştım. İranlı yetkili
“Ejderha'nın bir başından kurtulsak diğeri ile uğraşmak zorunda kalıyoruz!”
diye yakınıyordu.
İşte aynı
sembol şimdi “İran iç siyasetinde Ejderha'nın başları birbirini yiyor!”
zaafiyetine dönüşmüş. Halihazırda İran'da erken uyanan grup liderleri en
yakınındaki füze tuşuna dokunuyor ve dost-düşman ayırmadan füzeler ateşleniyor.
Zavallı Başbakan Pezeşkiyan daha ilk günlerde komşularından özür diledi ancak,
aynı gün komşu ülkelere füze saldırıları devam etti. Çok kafanızı zorlamayın.
İran'dan Türkiye'ye gönderilen üç füzenin hala sahibi yok, iyi mi? Kavgada
yumruk sayılmaz. İyi de Pezeşkiyan niye özür diliyor o zaman?
Oğul
Hamaney'in Hürmüz Boğazı'na dair yayınladığı yazılı emir de, Devrim Muhafızları
tarafından sansürden geçirilip öyle basın ile paylaşılmış. Sayın Başbakan
Pezeskiyan'ın hadiseden haberinin olup olmadığı belli değil. Davul onun
boynunda asılı ancak tokmak yedi ayrı komuta kademesinin elinde dolaşıyor.
Demokratik
teklifler dışındaki idari sistemlerin halka ne kadar pahalıya mal olduğuna bir
kez daha şahit oluyoruz. Baba Hamaney'in son yaptığı icraatlarda resmi rakamlar
ile altı bin insan hayatını kaybetmişti. Ülke iki haftadır savaş halinde ancak
ölü sayısı daha bin iki yüzlerde. Rejimi korumak ile ülkeyi korumak arasındaki
maliyet dökümü dört işlem ile çözülebilecek kadar basit değil mi?
Bu haberler de ilginizi çekebilir

ARİF ASALIOĞLU

KADİR GÜRCAN

ABDULLAH AYMAZ













