İBB davasında gizli tanık çıkmazı: 'Görmedim, duymadım ama...'

⏱ Okuma Süresi 7 dk•Yayınlanma Çarşamba, Kasım 4 2026
Paylaş
X Post
İBB davasında gizli tanıkların dinlendiği duruşmada Gürgen'in ifadeleri dikkat çekti. Ağaç AŞ çalışanlarının para aldığı yönündeki iddialarını doğrudan görgüye değil, duyumlara ve çevresinde konuşulanlara dayandıran Gürgen, para alışverişine bizzat şahit olmadığını kabul etti. Gizli tanık İlke'nin statüsü de avukatların itirazlarıyla tartışma konusu oldu.
İBB davasında gizli tanık çıkmazı: 'Görmedim, duymadım ama...'

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının Silivri'de devam eden duruşmasında gizli tanıkların ifadeleri tartışmayı beraberinde getirdi. Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 436 sanığın yargılandığı davada, özellikle Ağaç AŞ'ye yönelik iddialar kapsamında dinlenen gizli tanık Gürgen'in beyanları dikkat çekti.


Cumhuriyet'te yer alan habere göre Gürgen, daha önceki ifadelerinde bazı Ağaç AŞ çalışanlarının para aldığını ileri sürmesine rağmen, mahkeme başkanının soruları karşısında bu iddialara ilişkin doğrudan bir görgüsünün bulunmadığını söyledi.


Mahkemedeki sorgusunda sık sık duyumlara ve başkalarının konuşmalarına atıfta bulunan Gürgen, iddialarının dayanağına ilişkin sorulara net yanıtlar vermekte zorlandı.


PARA ALIŞVERİŞİNİ GÖRMEDİĞİNİ KABUL ETTİ

Ağaç AŞ çalışanları Murat Or ve Ümit Polat'ın para aldığı yönündeki ifadeleri mahkeme başkanı tarafından sorulan Gürgen, “Duyduğum, gördüğüm yok; konuşulanlar böyleydi” yanıtını verdi.


Mahkeme başkanının, söz konusu kişilerin para aldığına ilişkin bizzat görgüsünün bulunup bulunmadığını sorması üzerine ise Gürgen, “Hayır” dedi.


Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas'ın özel kalem müdürü Murat Or da Gürgen'in önceki ifadesinde yer alan para teslimi iddialarını hatırlatarak, bu konuda nasıl kesin bir kanaate vardığını sordu.


Gürgen, “Bire bir görmedim zaten” diyerek iddiasının doğrudan gözleme dayanmadığını kabul etti.


LİSTEYİ GÖRMEDİ, İDDİALARIN KAYNAĞINI AÇIKLAYAMADI

Gürgen'in ifadelerindeki belirsizlikler, Ali Sukas'ın sorularıyla devam etti.


Sukas'ın eşinin milletvekili adaylığı sürecinde liste hazırlandığı yönündeki iddialarını sorarak listenin bizzat görülüp görülmediğini öğrenmek istemesi üzerine Gürgen, “Herkes gördü zaten, Ümit Polat ifade etti” dedi.


Ancak listeyi kendisinin görüp görmediği sorulduğunda “Çok hatırlamıyorum” yanıtını verdi.


Sukas'ın şoförü ile Ertan Yıldız arasında para alışverişi yapıldığı yönündeki iddialar da mahkemede gündeme geldi. Gürgen, bu konuda doğrudan bir bilgisinin olmadığını belirterek, şoför Ahmet'in bazı ortamlardaki konuşmalarından hareketle böyle bir beyanda bulunduğunu söyledi.


Gürgen, olayın üzerinden yaklaşık bir buçuk yıl geçtiğini ve ayrıntıları tam olarak hatırlamadığını da ifade etti.


HAN İNŞAAT İDDİALARI DA DUYUMLARA DAYANDI

Gizli tanık Gürgen'in Han İnşaat ve Murat Dağdeviren hakkındaki ifadeleri de sorgulandı.


Gürgen, söz konusu isimleri tanımadığını belirtirken, Han İnşaat'a ilişkin iddialarının doğrudan tanıklığa dayanmadığını söyledi.


Mahkeme başkanının iddialara bizzat şahit olup olmadığını sorması üzerine Gürgen, “Birebir şahit olma imkanım yok. İhale evraklarından çıkarımım ve konuşulanlar bunlardı” yanıtını verdi.


İddiaları kendisine aktaran kişilerin kim olduğu sorulduğunda ise doğrudan konuşan bir kişinin adını veremedi.


Böylece Gürgen'in Ağaç AŞ ve Han İnşaat hakkındaki beyanlarının önemli bir bölümünün doğrudan gözleme değil, duyumlara, başkalarının konuşmalarına ve ihale belgelerinden yaptığı çıkarımlara dayandığı duruşma sırasında ortaya çıktı.


GİZLİ TANIK OLMAYI NEDEN TERCİH ETTİĞİNİ AÇIKLAMADI

Gürgen'in gizli tanıklık statüsü de avukatların sorularıyla gündeme geldi.


Ekrem İmamoğlu'nun avukatlarından Hasan Fehmi Demir, Gürgen'e gizli tanık olma kararını kendi isteğiyle alıp almadığını ve herhangi bir baskı altında bulunup bulunmadığını sordu.


Herhangi bir baskı olmadığını ve kendi isteğiyle gizli tanık olduğunu söyleyen Gürgen, neden açık tanık olarak ifade vermek yerine gizli tanıklığı tercih ettiği sorusunu ise yanıtlamak istemedi.


Gürgen'in bazı avukatların sorularını da yanıtsız bırakması üzerine mahkeme başkanı müdahale etti.


Mahkeme başkanı, “Cevap vermek istemiyorum diye bir cevap şekli yok. Bir bilgin varsa cevap ver, bilgin yoksa olmadığını söyle, şahitliğin varsa onu anlat” diyerek gizli tanığı uyardı.


GİZLİ TANIK İLKE'NİN STATÜSÜNE AVUKATLARDAN İTİRAZ

Duruşmada tartışmaya sebep olan bir diğer konu ise “İlke” kod adlı gizli tanığın statüsü oldu.


İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek'in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu, İlke'nin gizli tanık olma sürecine ilişkin dikkat çekici bir itirazda bulundu.


Koçoğlu, İlke'nin 18 Kasım'da gizli tanık olduğunu, ancak 20 Kasım'da bizzat başvurarak artık gizli tanık olmak istemediğini bildirdiğini söyledi.


Avukat Koçoğlu, “Bizzat tanıktan gelen böyle bir talep varken kendisinin gizli tanık olması usule aykırı” diyerek tanığın statüsüne itiraz etti.


Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel de Aralık 2025'te yaptığı açıklamada, İlke kod adlı gizli tanığın ifadelerini ve gizli tanıklık statüsünü geri çektiğini belirtmişti.


Öte yandan soruşturmanın ilk aşamasında Ekrem İmamoğlu hakkında beyanlarda bulunan ancak hazırlanan iddianamede yer almayan Meşe kod adlı gizli tanığın ifadelerinin, İlke kod adlı gizli tanığın beyanları arasında yer alması da dikkat çeken bir başka ayrıntı oldu.


AVUKATLAR GİZLİ TANIKLARIN AÇIK ŞEKİLDE DİNLENMESİNİ İSTEDİ

Duruşmanın başında Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin de gizli tanıkların mahkemede normal tanık olarak dinlenmesini talep etti.


Pekin, gizli tanıklara yönelik bir tehdit bulunmadığını belirterek, savunma tarafının tanıkların jest ve mimiklerini de takip edebilmesi gerektiğini ifade etti.


Mahkeme başkanı ise tanığın zarar görmemek amacıyla bu şekilde başvuruda bulunduğunu belirterek talebi reddetti.


Gürgen'in doğrudan görmediği para alışverişleri hakkında beyanda bulunması, iddialarının kaynaklarını açıklayamaması ve bazı soruları yanıtsız bırakması duruşmanın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.


Duruşmada ortaya çıkan bu tablo, gizli tanık beyanlarının dayanağı, güvenilirliği ve savunma tarafından ne ölçüde sınanabildiği konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.