İstanbul’da hava kirliliği alarm veriyor: En kirli ilçe belli oldu

⏱ Okuma Süresi 5 dk•Yayınlanma Cuma, Kasım 6 2026
Paylaş
X Post
İstanbul'da hava kirliliği artmaya devam ediyor. Kentte hava kirliliği ekimde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,3 artarken en kirli ilçe ise Sultangazi, en temiz ilçe ise Üsküdar oldu.
İstanbul’da hava kirliliği alarm veriyor: En kirli ilçe belli oldu
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros, İstanbul'un 2025 ve 2026 yıllarının ekim aylarına ait hava kirliliği verilerini karşılaştırdığı bir çalışma yaptı.
Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) hava kalitesi ölçüm istasyonlarında kaydedilen havadaki partikül madde (PM10) konsantrasyonu incelendi.
Artış gözlemlendi
Kentte ekimdeki PM10 konsantrasyonu, 26 istasyonda metreküp başına ortalama 35,2 mikrogram olarak belirlendi. Bu değer, geçen yılın aynı ayında ortalama 31,9 mikrogram olarak ölçüldü. Böylece PM10 kaynaklı hava kirliliğinin geçen yıla göre yüzde 10 arttığı tespit edildi.
PM10 konsantrasyonu​​​​​​​nun kentteki 6 istasyonda azaldığı, 20 istasyonda arttığı görüldü.
Sultangazi yine ilk sırada
Ekimde kentte PM10 konsantrasyonunun en yüksek olduğu istasyon yine metreküp başına 71,3 mikrogramla "Sultangazi 3" oldu.
En düşük ölçüldüğü istasyon ise metreküp başına 18,1 mikrogramla "Üsküdar 1" olarak belirlendi.
İstanbul'daki istasyonlarda ölçülen PM10 ortalamaları sırasıyla şu şekilde:
Sultangazi 3, Kağıthane 1, Selimiye,  Sancaktepe, Tuzla, Sultangazi 1, Sultangazi 2, Aksaray, Kadıköy, Yenibosna, Kumköy, Esenler, Çatladıkapı, Avcılar, Maslak, Sarıyer, Arnavutköy, Bağcılar, Kartal, Beşiktaş, Alibeyköy, Büyükada, Ümraniye 1, Kandilli 1, Beylikdüzü, Üsküdar 1
Yüzde 10'luk artış
Prof. Dr. Hüseyin Toros, çalışmaya ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. 
NTV'nin aktardığına göre Toros, hava kirliliğiyle mücadelenin insan sağlığı ve ekosistemin korunması açısından büyük önem taşıdığını belirterek, toplumun ortak çözümler geliştirmesi ve harekete geçmesi gerektiğini söyledi.
Toros, İstanbul'da hava kirliliğinin bu yılın ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,3 arttığını belirtti.
Bu artıştaki ana faktörün meteorolojik değişkenler olduğunu aktaran Toros, "Geçen yılın eylül ayı ile bu yılın aynı dönemindeki yağışları karşılaştırdığımızda, bu yıl eylülde geçen yıla göre yüzde 50 daha fazla yağış meydana geldi. Çok yağış almamıza rağmen geçen yıl yağışlar daha uzun süre etkili olduğu ve arka planda alçak basınç alanları daha etkili olduğu için geçen yıl bu yıla göre daha temiz bir hava ile karşı karşıyaydık. Bu sene ise maalesef havamız daha kirli çıkmış oldu." dedi.
Toros, rüzgarın hava kirliliği üzerindeki etkisine dikkati çekerek, yüksek basıncın hakim olduğu dönemlerde hava hareketlerinin azalmasının kentlerde kirliliğin artmasına neden olduğunu kaydetti.
Trafiğe kayıtlı araç 6 milyonun üzerinde
İstanbul'da hava kirliliğinin büyük çoğunluğunun araçlardan kaynaklandığını belirten Toros, kentte trafiğe kayıtlı araç sayısının 6 milyonun üzerinde olduğunu ifade etti.
Trafik yoğunluğu nedeniyle kısa sürede katedilebilecek mesafelerde yolculuk süresinin 20-30 dakikaya uzayabildiğini belirten Toros, araçların trafikte daha uzun süre kalmasının egzoz gazı salımını artırdığına dikkati çekti.
Toros, havaların soğumaya başlamasıyla ısınma kaynaklarının da devreye girdiğini aktararak, çoğu binada doğal gaz kullanılmasına rağmen bazı küçük mahallelerde veya sanayi sitelerinde doğal gaz dışındaki yakıtlarla ısınmanın sürdüğünü, bunun da hava kirliliğini artırdığını dile getirdi.
Şehirlerin, caddelerin ve sokakların temiz olmasının önemine değinen Toros, hava kirliliğine yol açan kaynakların da ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı.
Sınır değer 5 istasyonda aşıldı
Toros, ekim ayındaki ortalama PM10 konsantrasyonunun geçen yıl 3 istasyonda, bu yıl ise 5 istasyonda metreküp başına 50 mikrogramın üzerinde olduğunu anlattı.
Sağlık açısından havadaki günlük PM10 değerinin metreküp başına 50 mikrogramın altında olması gerektiğini belirten Toros, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) yıllık ortalama PM10 değerinin ise metreküp başına 15 mikrogramın altında olmasını önerdiğini aktararak, "Bu değerin iki katından fazla kirli olduğumuzu görüyoruz." dedi.