Kentte sebze meyve kalmadı 2 haftada raflar boşaldı: Taraf olmadığı halde bedel ödeyen bir ülke

Okuma Süresi 5 dkYayınlanma Cuma, Nisan 24 2026
Paylaş
X Post
ABD ve İran arasındaki barış görüşmeleri için bir haftadır mühürlenen İslamabad'da hayat durma noktasına geldi. Güvenlik kordonu gıda tedariğini ve ulaşımı felç ederken, binlerce kişi şehirde mahsur kaldı. Görüşmelere dair somut bir iz olmamasına rağmen şehirdeki hapishane koşulları sürüyor.
Kentte sebze meyve kalmadı 2 haftada raflar boşaldı: Taraf olmadığı halde bedel ödeyen bir ülke

Pakistan’ın başkenti İslamabad'da halk, evlerine kapatılmış bir şekilde yaklaşık bir haftadır ABD ile İran arasındaki barış görüşmelerine ev sahipliği yapmayı bekliyor.

Tarafların bir araya geleceğine dair henüz somut bir işaret bulunmamasına rağmen şehrin büyük bir kısmı yetkililer tarafından tamamen mühürlendi.

Kırmızı Bölge olarak bilinen idari merkez sıkı bir güvenlik kordonu altına alındı. İslamabad’a çıkan ana yolların tamamı ulaşıma kapatıldı.

Mavi Alan olarak adlandırılan bölgede ise hayat durma noktasına geldi. Kafelerde meyve stokları tükendi ve pazar yerleri terk edildi. İnsanlar meyve-sebze alamaz, tuvalet kağıdına ulaşamaz oldu.

Otobüslerin d hizmet vermemesi hafta sonu evlerine dönmek isteyen yolcuları büyük bir çıkmaza soktu.

Hükümet yetkilileri ise önlemlerin yakın zamanda kalkmayacağını açıkça belirtti. İran ve ABD'li delegelerin ve hatta ABD Başkanı Donald Trump’ın her an şehre gelebileceğini vurguluyorlar.

MEYVE-SEBZEYE ULAŞILAMAZ OLDU

Bu İslamabad'ın açık hava hapishanesi gibi korunması şehrin gıda tedarik zincirini de doğrudan etkiledi.

Şehrin mühürlü sınırları dışında bekletilen kamyonlar nedeniyle taze meyve ve sebze akışı tamamen kesildi.

Mavi Alan’daki popüler bir kafede çilek gibi temel malzemelerin bile tükendiği görülüyor. Esnaf dükkanını açık tutmaya çalışsa da ıssız sokaklar ticareti imkansız kılıyor.

Meyve satıcısı Saif-ur-Rehman Abbasi ürün taşıyan kamyonların günlerce bekletildiğini ifade etti.

Abbasi "Meyve ve sebzeleri şehrin dışındaki taşıma araçlarında öylece bekletemezsiniz. Bunlar çok çabuk bozulan ürünlerdir. Ödememiz gereken kiralar ve yürütmemiz gereken bir işimiz var" dedi.

Kafe çalışanları ise bölgedeki durumu küresel krizle kıyaslıyor. Bir garsonun ifadesiyle tablo şu noktaya ulaştı

"İslamabad açıldığında Hürmüz Boğazı kapanıyor. Hürmüz açıldığında ise İslamabad kapanıyor."

İNSANLAR ŞEHİRDE MAHSUR KALDI

Şehirde yaşayan insanlar için bu belirsizlik hali pandemi döneminden beter bir hale geldi.

İslamabad genellikle hafta içi çalışıp hafta sonu memleketine dönenlerin yaşadığı bir yer. Tüm şehrin görüşmeler için kapanması binlerce kişinin şehirde mahsur kalmasına sebep oldu.

Mevcut abluka bu düzeni tamamen altüst etti. İki haftadır ilk kez memleketi Abbottabad’a gitmeye çalışan 35 yaşındaki Rizwana Reis, boş durakların önünde otobüs bekler oldu.

Reis yaşadığı çaresizliği "Hükümet ve medya bazen heyetlerin geleceğini bazen de gelmeyeceğini söylüyor. Şu an kimse gerçeği tam olarak bilmiyor. Hatta heyetler buraya gelseler bile insanlar onları kendi gözleriyle görmeden veya videolarını izlemeden buna inanmayacak" sözleriyle dile getirdi.

Otobüs istasyonu yöneticisi Abdurrahman İrşad ise terminalin altı gündür kapalı olduğunu söyledi. Bu durum her gün binden fazla yolcunun mahsur kalmasına anlamına geliyor.

Dünyanın dört bir yanından gelen gazeteciler de lüks bir otelin lobisinde belirsiz bir bekleyişe hapsoldu.

Kamera ekipleri ve tüm teknik ekipmanlar her an kayıt alacak şekilde hazır bekletiliyor. Ancak bir haftalık yoğun bekleyişe rağmen henüz rapor edilecek bir gelişme yaşanmadı.

Washington’dan kısa bir gezi beklentisiyle gelen Al Jazeera muhabiri Fadi Mansur "Burada daha kaç kez çamaşırhane hizmeti istemek zorunda kalacağımı gerçekten bilmiyorum. Şu an tam olarak nereye doğru ilerlediğimizi hiçbirimiz kestiremiyoruz" diye sitem etti.