On beş sene sonra anlarsın

1963'te artık Risale-i Nur Sohbetlerine katılıyordum. Ama cemaat heyecanın sırrını anlamıyordum. Çünkü sokaklara bakıyordum gaflet içinde kalabalıklar dolaşıp duruyorlar. Üniversiteye bakıyorum, köyünde Kur’an okuyup ezan okuyup kamet getirenler inkâra yönelmişler. İmam-Hatipli bazı arkadaşların Cuma vaktinde sinemanın kapısından girerken görmüştüm. Ama Risale-i Nur sohbetine gelen halktan insanlar sanki hemen yakında insanlığın aydınlığa kavuşacağına inanıyor ve büyük heyecan duyuyorlardı. Bu bende çelişki duygusu uyarıyordu. Bunu Avukat Necdet Doğanata’ya anlattım. O bana dedi ki: “Bu sırrı sen on beş sene sonra anlarsın.” Ben “Peki şimdi anlasam olmaz mı?” dedim. “Nasıl anlayacaksın ki!.. Bu Hizmet… İmaniye ve Kur’aniyeni kitaplar olan Kur’an tefsirleri Risale-i Nurları okur, anlar ve hazm edersek, Hizmetin gelişmesi aritmetik olarak değil, geometrik olarak yani bir, iki, üç diye değil; bilakis bir iki, iki dört, dört sekiz, sekiz onaltı, onaltı 32, otuz iki 64 olarak genişleyip büyür…” demişti.
Aslında 15 sene olmadan Hizmette öyle bir inkişafa şâhit oldum ki şaşırıp kaldım.
Bu meselenin sırrını da Üstad Hazretleri şöyle izah ediyor:
“Aziz kardeşlerim,
“Risale-i Nur’un zuhurundan kırk sene evvel geniş bir hiss-i kable’l-vuku (önsezi), acip bir tarzda, hem bende, hem bizim köyde, hem nâhiyemizde tezâhür ettiğini, şimdi bir mânevî bir ihtar ile kat’i kanaatım gelmiş. Şefik ve kardeşim Abdülmecid gibi eski talebelerime bu sırrı fâş etmek isterdim. Şimdi Cenab-ı Hak sizlerde çok Abdülmecidleri ve çok Abdurrahman’ları verdiği içini, size beyan ediyorum:
“Ben on yaşında iken, büyük bir iftihar, hatta bazen temeddüh suretinde bir hâletim vardı. İstemediğim halde pek büyük bir iş ve büyük bir kahramanlık tavrını takınıyordum. Kendi kendime derdim:
“Senin beş para kıymetin yok. Bu temeddühkârane, hususan cesarette çok fazla gösterişin niçindir?” Bilmiyordum, hayret içindeydim. Bir-iki aydır o hayrete cevap verildi ki, Risale-i Nur, vukuundan önce kendine ihsas ediyordu. Sen, âdi odun parçası gibi bir çekirdek iken, o Firdevs salkımlarını bilfiil kendi malın gibi hiss-i kablelvuku ile hissedip hodfuruşluk ederdin.
“Bizim Nurs köyümüz ise, hem eski talebelerim, hem hemşehrilerim biliyorlar ki, bizim köyümüz, fevkalâde gösteriş ve cesarette ileri göstermek için temeddühü çok severler; güya büyük bir memleketi fetheder gibi kahramane bir tavır almak istiyordular. Ben hem kendime, hem onlara çok hayret ederdim. Şimdi hakiki bir ihtar ile bildim ki: O masum Nursla insanlar, Nurs karyesi, Risale-i Nur’un nuruyla büyük bir iftihar kazanacak; o vilayetin, nahiyenin ismini işitmeyen, Nurs köyünü ehemmiyetli tanıyacak diye bir hiss-i kable’l-vuku ile o nimet-i İlâhiyeye karşı teşekkürlerini temeddüh suretinde göstermişler… (…)
“Sizi eski talebelerin ve eski arkadaşların ve kardeşim ve biraderzadem Abdülmecid ve Abdurrahman’lar bildiğimden, bu mahrem sırrı size açtım.
“Evet, ben yirmi dört saat evvel hassasiyetimle ve asabımın rutubetten tesiriyle, rahmet ve yağmurun geleceğini hissettiğim gibi, aynen öyle de, ben ve köyüm ve nâhiyeme, kırk dört sene evvel Risale-i Nurdaki rahmet yağmurunu bir hiss-i kable’l-vuku ile hissetmişiz, demektir.
“Umum kardeşlerimize ve hemşirelerimize selam ve dua ederiz ve dualarınızı rica ederiz.”
Bu his ve sır, Üstad’dan sonra, M. Fethullah Gülen Hocaefendi’de ve mensuplarında da aynı şekilde devam etti… Hizmet henüz daha dar dairede bir İzmir Hizmeti iken, Bornova’daki Cuma gecesi bir soru-cevap programından sonra gece Çeşme Dershanesine dönünce, Eşrefpaşalılar, ellerini göğüslerine vura vura “Hocam bizi ateşle… Bizi Japonya’ya gönder!..” diye yalvarıyorlardı ki Hizmet daha ne İstanbul’a ve ne de yurt dışına açılmamıştı. Ama ruhlarda bütün cihana açılma arzusu çağlıyordu…
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ABDULLAH AYMAZ

ARİF ASALIOĞLU

KADİR GÜRCAN

NUMAN YILMAZ YİĞİT

HARUN TOKAK

15 Temmuz Şehidi Albay Sait Ertürk'ün Eşi, TRT Diz...

Özgür Özel: “Yeni dönem çoktan başladı, otoriterli...

Faize fazladan ödenecek 600 milyar lirayla neler y...

Donald Trump: Hürmüz Boğazı'nı ABD toprağı ilan et...

İmamoğlu davası sürüyor: 'Susma hakkımı kullanmadı...







