Yargıtay Daire Başkanı Yaman emekliye ayrıldı: “Güzel binalar yaptık, adaleti getiremedik”

Okuma Süresi 6 dkYayınlanma Pazartesi, Ağustos 24 2026
Paylaş
X Post
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanı Abdullah Yaman, 1987’de başlayan hâkimlik kariyerini emekliye ayrılarak noktaladı. Yargının mevcut durumunu eleştiren Yaman, “Çok güzel binalarımız oldu, lakin içini dizayn edecek ‘adalet iç mimarlarına’ ihtiyaç hissetmedik” dedi. Yaman’ın açıklamalarına hukukçu Hasan Dursun sert tepki gösterdi.
Yargıtay Daire Başkanı Yaman emekliye ayrıldı: “Güzel binalar yaptık, adaleti getiremedik”

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanı Abdullah Yaman, sosyal medya hesabından yayımladığı “Mesleğe veda” başlıklı açıklamayla 24 Ağustos itibarıyla emekliye ayrıldığını duyurdu.

Meslek hayatına 1987 yılında İstanbul hâkim adayı olarak başladığını belirten Yaman, yaklaşık 39 yıllık kariyerinin Yargıtay üyeliği ve ardından 11. Hukuk Dairesi Başkanlığına kadar uzandığını ifade etti.

Daha iyi bir yargı düzeninde mesleğe veda etmek istediğini ancak bunun gerçekleşmediğini belirten Yaman, şu ifadeleri kullandı:

“İçimde kalan yegâne ukde, esasen hiçbir dönemde şahsiyetli bir duruş sergilemediğine inandığım ama nispeten daha da iyileşmiş bir yargı düzeniyle vedalaşmaktı. Ama olmadı. Süreçte çok güzel binalarımız oldu, lakin içini dizayn edecek ‘adalet iç mimarlarına’ ihtiyaç hissetmedik.”

Yaman, yargı düzenindeki eksikliklerin kendilerinden sonra gelecek nesiller tarafından giderilmesini umduğunu belirterek “Hukukun bir başka mecrasında buluşmak dileğiyle” sözleriyle mesleğine veda etti.


“GÜCE GÖRE HAREKET EDERSENİZ İŞİNİZ RAST GİDER”

Görev yaptığı süre boyunca bağımsız ve tarafsız hareket etmeye çalıştığını savunan Yaman, mesleğe başlamadan önce herhangi bir “rızık endişesi” yaşamamak amacıyla avukatlık ruhsatı ve noterlik belgesi aldığını anlattı.

Meslek hayatının tahmin ettiğinden daha uzun sürdüğünü ve Yargıtay daire başkanlığına kadar uzandığını belirten Yaman, makamların birer yük ve imtihan olduğunu söyledi. Bulunduğu görevlerde vatandaşların haklarını korumak için çaba gösterdiğini ifade eden Yaman, şöyle devam etti:

“Bu memlekette kıblenizi, istikametinizi güce göre ayarlarsanız kim iktidar olursa olsun işiniz her daim rast gider. Ancak hangi görüş sahibi olursanız olun, dürüst, ilkeli ve adaletten yana iseniz dünyevi açıdan asla tahakkuk etmeyecek bir döneme oynuyorsunuz demektir.”

Kamu görevlilerinin mesleki kariyer endişesiyle çoğu zaman sessiz kalmayı tercih ettiğini belirten Yaman, kendisinin ise emekli olmadan önce tartışmalı konularda görüşlerini açıklamaktan çekinmediğini savundu.


“MESLEK BENİ BIRAKMADAN BEN ONU BIRAKTIM”

Emekliliği hayatın “sonbaharı” olarak nitelendiren Yaman, yaş haddini beklemeden görevi bırakmasına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Ömür tek olsa da içinde türlü mevsimler barındırır; birinin bitişi öbürünün başlangıcını teşkil eder. Her ne kadar emekliliği ‘ikinci bahar’ olarak nitelendirseler de esasen hayatın sonbaharı, hazan mevsimidir. Tek tesellim, meslek beni bırakmadan, yaş haddi gelmeden benim onu bırakmaya cesaret etmemdir.”

YENİ ŞAFAK’LA KAVGASIYLA DA GÜNDEME GELMİŞTİ

Abdullah Yaman, iktidara yakın Yeni Şafak gazetesinin kendisini hedef alan haberlerine verdiği sert yanıtlarla da gündeme gelmişti. Taraflar arasındaki kavga, gazetenin Ekim 2025’te yayımladığı haberlerle başlamıştı.

Yeni Şafak, iş insanı Kamil Darbaz’ın 17 yıl önce açtığı ticari davada Yaman’ın taraflı davrandığını, dosyanın kendi başkanlığındaki heyete düşmesini sağlamak amacıyla sisteme müdahale ettiğini ve görevini kötüye kullandığını ileri sürmüştü. Gazete, Yaman’ın ailesi üzerinden de çeşitli iddiaları gündeme getirmişti.

Yaman ise suçlamaları reddederek Yeni Şafak’ı “çete” ve “itibar celladı” olmakla suçlamıştı. Gazetenin kendisini hedef almasının nedeninin, bazı kişilerin haksız taleplerine ve başkalarının malına el koyma girişimlerine izin vermemesi olduğunu savunmuştu.

İddiaların bütün yönleriyle araştırılması için devlet kurumlarını göreve çağıran Yaman, söz konusu yayınlar hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıklamıştı.

HASAN DURSUN’DAN SERT TEPKİ

Yaman’ın veda mesajına hukukçu Hasan Dursun, “Saray Fedaisi Abdullah Yaman’ın Hazin Sonu” başlıklı paylaşımla tepki gösterdi.

Yaman’ın meslek hayatında yalnızca yaptıklarıyla değil, yapmadıklarıyla da hatırlanacağını belirten Dursun, özellikle 15 Temmuz 2016’dan sonra yargı mensuplarına yönelik ihraç süreçlerindeki rolünün sorgulanması gerektiğini belirtti.

Dursun, Yaman’ı binlerce yargı mensubunun fişlenmesi ve meslekten ihraç edilmesine aktif biçimde katılmakla suçladı. Veda mesajında bu döneme ilişkin bir özeleştiri ya da mağdurlardan özür bulunmadığını belirten Dursun, Yaman’ın yargının mevcut durumundan yakınlamasını eleştirdi.

Yaman’ın geçmişteki sorumluluklarını görmezden gelerek “kahramanlık pozu” verdiğini öne süren Dursun, şu ifadeleri kullandı:

“Abdullah Yaman, hangi niyet ve motivasyonla, ne tür bilgi ve birikimle yapmış olursa olsun, yargının bir giyotine, mensuplarının ise birer cellada dönüşmesine önemli katkı sunan, hançeri cübbesinin altında gizli bir Saray fedaisidir.”

Dursun, Yaman’ın açıklamalarının vicdani bir hesaplaşmanın sonucu olmasını umduğunu belirterek hem hukuk hem de tarih önünde hesap verilmesi gerektiğini savundu.