Futbolun diliyle adalet: Türkiye’deki ihlaller AİHM önünde anlatılacak

24 Haziran’da Strazburg’da gerçekleştirilecek buluşmaya binlerce kişinin katılması bekleniyor. Etkinlikte, “Tek dünya, tek adalet” mesajıyla uluslararası kamuoyuna güçlü bir çağrı yapılacak.
Strazburg’da küresel adalet çağrısı
Türkiye’de baskı altındaki milyonlar için adalet talebiyle düzenlenen buluşmaya sayılı günler kaldı. Peaceful Actions Platformu öncülüğünde gerçekleştirilecek etkinliğe 17 uluslararası sivil toplum kuruluşu destek veriyor. İnsan hakları savunucuları ve mağdurlar, Avrupa Konseyi ve AİHM önünde yapılacak eylemlerle, Türkiye’nin AİHM kararlarını yıllardır uygulamamasına karşı Avrupa kurumlarını daha somut adımlar atmaya çağıracak.
“Herkes için adalet” vurgusu
Organizatörler, Türkiye’de uzun süredir devam eden sistematik hak ihlallerinin yalnızca bireysel mağduriyetler oluşturmadığını, aynı zamanda hukuk devleti ilkesinin aşınmasına yol açtığını vurguluyor. AİHM’in verdiği çok sayıda kararın Türk makamları tarafından yıllardır uygulanmadığına dikkat çekilerek, bu durumun uluslararası hukuk açısından da ciddi bir sorun teşkil ettiği ifade ediliyor.
“Herkes için adalet” sloganıyla düzenlenecek eylemler dizisi; sembolik performanslar, insan hikâyeleri ile görsel ve sanatsal anlatımlar aracılığıyla Türkiye’deki ağır insan hakları ihlallerini görünür kılmayı ve Avrupa kamuoyuna güçlü bir mesaj vermeyi amaçlıyor.
Futbolun ve sanatın evrensel diliyle protesto
Dünyanın futbolun evrensel birleştirici diline kilitlendiği FIFA Dünya Kupası dönemine denk gelen buluşma, Türkiye’deki temel hak ihlallerine uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmeyi hedefliyor.
Avrupa Konseyi ve AİHM önünde kurulacak “Adalet Duvarı”, Mağduriyetlerin sahneye taşınacağı tiyatro gösterileri ve tanıklıklar birlikte hayata geçirilecek. Buluşmaya, dört Avrupa ülkesi ile Avustralya’da düzenlenecek “Adalet İçin Pedal Çevir” etkinlikleriyle destek veriyor.
24 Haziran 2026 Çarşamba Programı
Etkinlik kapsamında 24 Haziran 2026 Çarşamba günü için hazırlanan program, sabah saatlerinde başlayacak. Katılımcılar saat 10.00 ile 11.00 arasında toplanarak hazırlıklarını tamamlayacak.
Programın devamında saat 11.00’de Avrupa Konseyi’ne yürüyüş gerçekleştirilecek ve burada ilgili makamlara mektup sunulacak.
Günün son bölümünde ise saat 12.00 ile 15.00 arasında sahne etkinlikleri düzenlenecek. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (PACE) üyelerinin konuşmalar yapacağı etkinlikte, konserler verilecek ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmamasından doğrudan etkilenen kişilerin tanıklıkları paylaşılacak.
FIFA Dünya Kupası’yla “Tek Dünya, Tek Adalet” mesajı
Bu yılki buluşma, FIFA Dünya Kupası’nın tüm dünyayı futbolun ortak insanlık diline çektiği bir döneme denk gelmesiyle, sessiz ve sembolik bir eylem olan “One World, One Justice” (Tek Dünya, Tek Adalet) ile açılacak.
Brezilya, Türkiye, Hollanda, Fransa, İngiltere, Arjantin, Ukrayna, İspanya, İtalya, Belçika ve Almanya gibi on bir futbol ülkesinin formalarını giymiş on bir kişi, 4-3-3 dizilişinde “One World. One Justice.” pankartının ardında yürüyecek. Bu yalın mesaj, adalet söz konusu olduğunda rakip bayraklar altında oynayan futbolcuların tek bir takım olabileceğini simgeliyor.
Adalet Duvarı: Mağduriyetlerin görsel anlatımı
Human Rights Solidarity (HRS) tarafından düzenlenen “Adalet Duvarı” eylemi, mahkeme salonlarında ve devlet kurumlarında bulunamayan adaleti dünyaya duyurmak amacıyla üçüncü kez kurulacak. Duvar, Türkiye’de son dönemde öne çıkan adaletsizlikleri görsel bir dille anlatmanın yanı sıra, katılımcıların kendi adalet taleplerini yazı, çizim, grafiti ve renkler aracılığıyla ifade edebilecekleri bir platform sunuyor.
Önceki yıllarda büyüyen Adalet Duvarı, bu yıl 4 metre yüksekliğinde ve 20 metre genişliğinde inşa edilecek.
Bu yılki duvarın görsel konsepti, AİHM kararlarının uygulanmamasının insan hakları ihlalleri mağdurlarının hayatlarında açtığı geri dönülmez yaraları merkeze alıyor.
Ege ve Meriç’te yiten canlar
Altı ana görselde; Ege ve Meriç konseptiyle bağlantılı olarak Türkiye’den çıkışlarda hayatını kaybeden çocuklar, AİHM kararlarına rağmen hâlen hapiste tutulan siyasetçi, gazeteci ve insan hakları savunucuları, Türk yargısının AİHM kararlarına karşı tutumu, cezaevlerindeki çocuklar, yaşlılar ve hastalar, KHK mağdurları ile askerî öğrenciler ve akademisyenlerin yaşadıkları vurgulanacak. Katılımcılar kendi adalet çağrılarını Adalet Duvarı üzerinden tüm dünyaya duyurmaya davet edilecek.
Avrupa Konseyi’ne uzanan adalet arayışı: Tiyatro gösterisi ve cezaevi mektupları
Solidarity with Others tarafından hazırlanan tiyatro gösterisi, Türkiye’de 15 Temmuz sonrası hayatı altüst olan sıradan bir öğretmenin adalet arayışını merkeze alıyor. Hukuka uygun faaliyetlerin suç delili sayıldığı adil olmayan bir yargılamanın ardından cezaevine gönderilen, kötü muameleye maruz kalan ve ailesinden koparılan bu öğretmenin hikâyesi; yaşlıların, hastaların, hamile kadınların ve çocukların maruz kaldığı daha geniş ve sistematik bir adaletsizliğin parçası olarak sunulacak.
Gösteri, AİHM kararlarına rağmen mağduriyetlerin sürmesine yol açan durumu ele alarak, Türkiye’nin AİHM kararlarına uyması ve Avrupa Konseyi’nin üye devletlerin yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlaması çağrısıyla sona erecek.
Postacı, cezaevinden gelen mektupları dağıtacak
Yine Solidarity with Others tarafından planlanan “Cezaevi Mektupları” etkinliğinde, postacı kıyafetli kişiler Türkiye cezaevlerinden gelen gerçek mektupların kopyalarını protestoculara dağıtacak. Bu performans, istatistikler veya siyasi söylemler yerine, cezaevindeki gündelik hayatı, yalnızlığı, belirsizliği, aile özlemini ve adalet beklentisini içeren kişisel tanıklıkları doğrudan görünür kılmayı amaçlıyor.
Postacı figürü, normalde insanları birbirine bağlayan bir iletişim aracı olarak, burada uzun süredir duyulmayan ve görmezden gelinen seslerin Strazburg’a taşınmasını simgeliyor.
Adaletin gecikmesine karşı çalar saat eylemi
“Çalar Saatler” eylemiyle, adaletin çok uzun süredir geciktiği vurgulanacak. Her bir çalar saat; cezaevinde bekleyen bir kişiyi, ailesinden ayrı kalan bir çocuğu veya uygulanmayan bir AİHM kararını temsil edecek ve “Adalet gecikiyor; artık harekete geçme zamanı” mesajı verilecek.
Bu kapsamda Superman ve Batman gibi küresel çapta tanınan kurgusal karakterler de Türkiye’deki hukuksuzlukları anlatmak için orada bulunacak.
Talepler: Avrupa Konseyi’ne acil çağrı
Strazburg’daki platformdan yükselen dört temel talep şunlardır:
AİHM kararlarının tam ve derhal uygulanması: Özellikle Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş kararları açıkça göz ardı edilmeye devam etmektedir. Yüz binden fazla kişinin toplu suçluluğuna ilişkin dönüm noktası niteliğindeki Yalçınkaya / Türkiye kararı hâlâ uygulanmamıştır. Büyük Daire’nin Yasak / Türkiye kararı, gerçekleştiği tarihte açıkça suç teşkil etmeyen eylemler için hiç kimsenin geriye dönük cezalandırılamayacağını yeniden teyit etmiştir.
İşleyen bir demokrasi: Seçici baskıdan, kurumsal ele geçirilmeden ve iktidarın tek elde toplanmasından arınmış; denge-denetim ve yargı bağımsızlığı geri kazanılmış bir sistem.
İfade özgürlüğü: Gazetecilerin haberleri nedeniyle yargılanmasına son verilmesi. Türkiye, 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 163. sırada yer almaktadır.
Keyfi gözaltı ve kovuşturmalara son: Gülen hareketiyle bağlantılı kişilere yönelik, yasal eylemlerin geriye dönük olarak terör kanıtına dönüştürüldüğü uygulamalara son verilmesi.
Konuşmacılar arasında Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (PACE) üyeleri ve bu kararların uygulanmamasından doğrudan etkilenmiş kişiler yer alacak. Platform, Avrupa Konseyi’ni yetkisini tam kullanmaya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin otoritesini savunmaya ve bağlayıcı kararların daha fazla gecikme olmaksızın uygulanmasını sağlamaya çağırıyor.
Çocukların gözünden hak ihlalleri: Ege ve Meriç Projesi
Human Rights Solidarity (HRS) tarafından tasarlanan Ege ve Meriç Projesi, Türkiye’deki hak ihlallerini, işkenceleri, zorunlu göçleri, aile ayrılıklarını, haksız tutuklamaları ve özgürlük arayışlarını çocukların gözünden anlatmayı hedefleyen iki kurgu çocuk karakteri içeriyor.
Ege, Ege Denizi’nden adını alarak deniz yolculuklarını ve göç yollarındaki kayıpları; Meriç ise Meriç Nehri’nden adını alarak sınır geçişlerini ve özgürlük arayışlarını temsil ediyor. Bu karakterler, siyasi veya hukuki tartışmaları doğrudan sloganlar yerine çocukların masum bakış açısıyla görünür kılacak. Sahnedeki konuşmaları ve medya röportajları aracılığıyla; haksız tutuklamalar nedeniyle ailelerinden ayrı kalan çocukların, cezaevlerindeki hasta ve yaşlı tutukluların, hamile kadınların ve bebeklerin yaşadığı mağduriyetleri aktaracaklar.
Esir Oyuncaklar ve Avrupa Yıldızları: Çocuk mağduriyetlerine vurgu
Yine Human Rights Solidarity (HRS) tarafından gerçekleştirilecek “Esir Oyuncaklar ve Avrupa Yıldızları” projesi, Avrupa Konseyi’nin üye ülke sayısını temsilen 46 adet sarı yıldızın çim alana yerleştirilmesiyle görsel bir enstalasyon oluşturacak. Bu yıldızların yanına oturacak çocuklar, ellerindeki oyuncakları bırakarak bir fotoğraf karesi oluşturacak.
Bazı oyuncaklar, cezaevlerinde anne babaların çocukları için yaptığı oyuncakların replikaları olacak. Bu oyuncaklar, enstalasyon sonrasında milletvekillerine hediye edilecek. Eylemin mesajı, “AİHM kararları geciktiği ve uygulanmadığı müddetçe çocuklar gerçek oyuncaklara kavuşamayacak” şeklinde olacak ve bu mesajı sahneye Ege ve Meriç ile birlikte çıkan çocuklar dile getirecek. Adalet Duvarı üzerinde de hapis çocuklarla ilgili görselin etrafına bazı oyuncaklar raptedilecek.
Strazburg’daki buluşma, bu yıl sadece bir yürüyüş değil;
görsel, sanatsal ve sembolik gücü yüksek bir uluslararası kampanya olarak öne çıkıyor.
Amaç, adalet talebini sahadan dünyaya taşımak ve tek bir cümlede birleşmek:
“One World. One Justice.”
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

HARUN TOKAK
ESRA BÜYÜKCOMBAK

ŞERİF ALİ TEKALAN

HÜSEYİN ODABAŞI










